11 Ağustos 2008 Pazartesi

İyi Bir Gün Yaşamaya Karar Verdim.

Yoğun, yorucu ve oldukça karışık bir hafta bitti. Diğeri ise bu sabah başladı. Yağmur diye inlemiştim son yazımda, bu sabah az da olsa yağdı gördünüz mü? Çünkü gerçekten ihtiyacım vardı ve gerçekten istedim!
İçimden inanmak geldi Burhan'ın Kuantum Fiziği ile ilgili söylediklerine. Dilerim doğrudur, nasıl olsa deneyerek kaybedilecek birşeyimiz de yok. Ne olur ki sabahları "iyi bir gün yaşamaya karar verdim" diyerek kalksam yataktan? Aklıma gelen öfkeleri, soruları kovalasam? Yapabilir miyim? Tabii. Özellikle güne Pilatescadısı ile başlıyorsam - ki kendisi bende fena halde alışkanlık haline geldi - bundan kolay ne var?

Aslında ben bilmeden epeyce yaklaşmışım Burhan'ın anlattıklarına. Yani yoga yaparken farkına varmıştım olumlu düşünmenin iyileştirici gücünün. Buna su ve bitkiler üzerinde yapılan deneyler ve bir kaç olay daha eklenince iyice emin oldum. Yani gerçekten istediğim her şeyin er ya da geç olduğunu anladım. Olmayanlar ya da olamayanlar ise benim kararsızlığımdan, yeterince istemeyişimden olmadı. Elbette aynı fikirde olmayıp, bütün bunlara züğürt tesellisi diyenler vardır bir yerlerde. Onlar da haklıdır, baktıkları yerden görülen tam olarak bu olsa gerek!

C.tesi günü yeni bir dostumun annesi vefat etti, gazetelerde ise çarşaf çarşaf savaş fotoğrafları vardı... Karnıma yumruk yemiş gibi hissettim. Oysa kısa bir süre önce Pekin Olimpiyatları'nın açılışı ile büyülenmiştim. Ve ne güzel bir gezegen burası diyordum... Bu karman çorman duyguların üzerine maneviyatı hiç gelişmemiş bir "adı lazım değil" ile kahve içme hatasına düştüm. Yalnızdı, hastaydı, üzülüyordum haline. Aslında değer veriyordum içindeki iyi tarafa. Fakat beni daraltan, acıtan ve çözümsüz kaldığım şeylere bu insan da eklenince iyice ikna oldum Burhan'ın anlattıklarına.

Tabii ki hayat toz pembe değil, tabii ki gücümüzün yetmediği şeyler oluyor ama şu bir gerçek ki olumsuz düşünce üreten ve her konuda kötümser cümleler savuran insanlardan kaçmalı. Hatta mümkünse telefon numaralarını unutmalı. Onlar sadece zaten zor olan hayatı daha da güçleştiriyorlar. Çözüm üretiyorlar mı ? Hayır. Bir sonraki buluşmada bir arpa boyu yol gitmişler mi? Hayır. Eeee? Ben hiç olmazsa etrafımdaki iyiliklerden mutlu olmaya gayret ediyorum; annemin artık iyice sapıtmış ve evin içine kadar giren kuşları, Külkedisi'nin yeni işi, Mehmetus'un Londra macerası, yazmakta olduğum masal ve hikayeler, Aylin'in yeni aşkı, Ali'nin yelken serüveni, Mehmet ve Semra'nın yeni evi... Bütün bunlar bana umut veriyor.

Sahip olmadıklarım ve olamayacaklarım üzerine düşünmemeye çalışıyorum. Kalp kaslarımı güçlü tutmaya ve akıl sağlığımı korumaya gayret ediyorum. Daha zor ve daha üzücü günleri görmekten kurtulamayacağımızı biliyorum. Ama onları zamansız davet etmiyorum hayatıma. Geldiklerinde düşüneceğim ne yapmam gerektiğini, şimdi değil. Yaptığım kaçmak değil, kabullenmek değil, uyuşmak ve ertelemek hiç değil. Sakin olmak sadece, olabildiğince...

Bu sabahla başlayarak kendimi günün hakkını vermeye ikna ettim. Yoga yaparken elde ettiğim enerjiyi anımsadım. Ayrıca son bir haftadır rüyalarımda güzel mekanlar görmeye başladım. Uyandığımda hatırladıklarımı aklımdan geçirip bir kez daha gözümde canlandırıyorum. Ve böylece beni mutlu edecek uzaklara hazırlanıyorum. Neyse ki internet her yerde ve benden kurtulamayacaksınız:)))

3 yorum:

simla müderrisoğlu olgun dedi ki...

rüyalarını anlatmak istersen, dinlemek isterim...

ve senin gibi "iyi düşün iyi şeyler olsun" mantığını da öğrenmek...

......

pilatescadisi-pilateswitch dedi ki...

Kesinlikle ,haklısın, sen karar ver önce gününün nasıl geçeceğine. Tereddüt girdi mi duygularına, yıkılıyor kararına yönelik gelişen herşey.. Tereddütler gerçekleşiyor. Annenin evin çine kadar dalan kuşlarına bak..Pervasızca, mutlu mutlu, sakınmadan giriyorlar değil mi?Senin veya annenin veya sizin evin zarar vermeyeceğinden eminler. Kaktüsü hatırla. Biz yargılanmak için yaratılmadık. Mutluluğu kendi ellerimiz ve duygularımızla biteviye parçalıyor yokediyoruz. Yaradan bizi cezalandırmak için yaratmadı.Mutlu olabilmenin tek yolu sevgi ve güvenden geçer. Hayata güven, sana kollarını açacaktır. Hayata küfret veya karamsarca, "gene bana rastladı b.kluklar" de alasında boğulacaksın.Bu kadar...

skoer dedi ki...

"İyi Bir Gün Yaşamaya Karar Verdim." ise eğer yaşarsın da zaten kuvvetle muhtemel.