22 Ekim 2011 Cumartesi

"BAZEN DÖNMEK İÇİN GİTMEK LAZIM..."

Der idi hocam. Kızardım. "Sen değişirsen her şey değişir" dediğinde de kızardım. Şimdi, kuzu kuzu onun kehanetlerini yaşarken, hayatın her dakikasını keyifle yaşıyorum. Kızgınlığım, vazgeçişlerim, ben ettim sen etme diye kalbini kırdığım dostların dizine kapanışım... Gidene eyvallah, gelene eyvallah diyebilişim... Hepsi bana yaşadığımı hissettiriyor.
Sabah boğaz köprüsünden geçerken Beylerbeyi Sarayı'nın havuzuna baktım. Ağacın havuza düşen aksine hayran, yavaşça gözlerimi boğazın mavi sularına kaydırdım... Of of of... Nasıl güzel bir şehir bu içinde nefes aldığım... Eğer Bodrum'a gidip orada yaşamayı denemeseydim, acaba bu güzelliği görebilecek miydim? Kimbilir...
"Teslimiyet" kelimesini bir gece kafamda ampul yanarcasına anlamasaydım, yer yer ve bazen sık sık hayatımı zorlaştıran anneme, onun bana ağır gelen geçmişine böylesine sakin sakin gülümseyebilir miydim? Kimbilir...
Hayal kırıklıklarımla başa çıkamaz hale gelince, ashramımı ardımda bırakmasaydım,, geri döndüğümde hissettiğim o sımsıcak kucaklama olur muydu acaba?
Hayatımın tam ortasında, tırnaklarını ciğerime geçirmiş ve çektiğim acıyı görmezden gelerek sallanan o "eski" sevgili olmasaydı, benim onu unutma çabam olmasaydı acaba bu kadar hastalanır ve hastalandıkça iyileşmeye, iyileştikçe hayata daha sıkı tutunmaya bu kadar inanır mıydım? Böylesine bal damlar mıydı yaşadığım her dakikadan? Sanmam...
Külkedisi'yle karşılıklı zırhlarımıza bürünüp, yaşlarımızı birbirimizden gizlerken ve sırt sırta vermiş birbirimizden uzaklaşırken çektiğimiz acı olmasaydı, bugün onun bana ve kendine ve hatta hayata geri dönüşüne deliler gibi sevinebilir miydim? Kazanmak için belki önce yitirmek lazım en değerliyi...
Heyhat anlama ulaşmak için önce aramak, sonra anlamsızlaşmaksa yol, o yolda anlamsızlaştığım her dakika için minnettarım...
Sonuç? Bir kedi istiyorum. Bir kediye yer açtım kalbimde....

3 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

miyavvvvvv

Fortunata dedi ki...

:) Vallahi inanmazsın Guguk kuşu annemi ikna ettim galiba. Yakında bir kedim olabilir...

Bal Sultan dedi ki...

Murathan Mungan'in son romaniyla ilgili yine senin blogda paylastigin kisma atifta bulunuyorsun sanirim? Yazinin sonu a nefis oturmus, yuva arayan bir suru minik kedi var bu gunlerde, simdiden minik patileri gorur gibiyim muhterem :)