19 Mart 2017 Pazar

EĞER YUKARIDA...

 
 
 
"Yukarıda tanışanlar burada anlaşırlar." Kim söylemişti hatırlayamıyorum, belki Mevlana..
 
Seninle durumumuzu uzun uzun düşündüm. Neredeyse on yıldır düşünüyorum. Biz aslında hiç tanışmadık... Neden dersen tesadüfen çarpışan ve aksi yönlerde hız yapan bilardo topları gibiyiz. Sen kendi hayatının bildik dehlizine yuvarlanırken, bana ne olduğunu hiç düşünmedin.. Kimle çarpıştım, kafam, kalbim, ruhum ezildi mi? Dönüp bakmadın bile. Bildik karanlığındasın, ışığa alışık değil gözlerin...
 
Oysa hakikatte yukarıda tanışmış olsaydık, tüm anlaşmazlıklarımız, kavgalarımız bungee jumping gibi olurdu; sen beni iterdin, ben uçurumdan aşağıya düşerdim, tam yere çarpacakken ipi çekerdin, beni yukarı alırdın. Ölür gibi olurdum ama ölmezdim. Kavgamız da sahici olurdu, sevgimizde.
 
Tartışmasız, kavgasız ilişkilere güvenmem ben. Daimi uyum varsa taraflardan en az biri, içinin çekmecelerini ağzına kadar dolduruyor demektir... Kendinle uzlaşmakta çuvalladığın  karman çorman bir iç dünyan varken, nasıl olur da dışarıda tam bir birlik halinde devam edebilirsin?
 
İçin rahat olsun, biz seninle yukarıda tanışmadık. Birbirimizi bildiğimizi sandığımız tek hayat şimdi ve buradaydı, ıskaladık.  Yakın hissettiren şey? Acıydı, ona da katlanamadık.
 
Sabah sabah bunları niye yazdım diye merak ediyorsan, uyandığımı haber vermek istedim. İyileştiğimi bil istedim.
 
Mutlu Pazarlar!

Hiç yorum yok: