18 Haziran 2008 Çarşamba

Muse Doğru Söyle:)


Her şey ama her şey bir yana uyku diğer tarafa. Tamam yaşlandıkça daha az uykuyla yaşandığını duymuştum ama bu yaşlanma işi 35 yaşında mı başlar a be insan? Olmaz, olmamalı. Düşünme, çalışma ve yaşama gücüm kalmadı uykusuzluktan. Haftalarca üç beş saatlik yarım yamalak uykulara sığınıp, sonunda masa üzerinde uyuyacak hale gelmek reva mıdır ya?

Dün gece sabaha karşı yattım. Neredeyse 4.30 olmuştu saat. Ve elbette 7.00'de uyanmam gerekiyordu. Oysa üç saat daha uyumak için her bedele razı haldeydim. Bana uyku isteğimi ve huzurumu veren muhtereme buradan teşekkür ederim. Tertemiz çarşaflar serilmiş, serin bir yatak özlemi var içimde. Kendimi loş, taş duvarlı odalarda, teraslarda, deniz kıyısında ve hatta her yerde uyurken hayal ediyorum. Bu hayaldir beni ayakta tutan:))
Unutmadan, sabah Cevahir'de gezerken Zara Home denilen sefil magazaya girdim. Acayip güzel pijamalar vardı. Oh dedim içimden, giysem şu pijamaları - ki gri idiler-, sersem fıstık yeşili bir çarşaf - tam fotoğraftaki gibi- ve mağazanın ortasında mışıl mışıl uyusam. Uyanınca terliklerimi- keçi kılından ve turuncuydular- ayağıma geçirip aşağıya kahve içmeye insem. Yani Cevahir'in delisi olsam, olmaz mı?

Ah Muse, bu gece doğumgünün olmasa nasıl ekerdim seni ve nasıl uyurdum. Bir gece de sana feda olsun kardeşim, ben de yarın uyurum:))

Ama fotoğrafa bak, Allah için söyle uykunu getirmedi mi?

Hiç yorum yok: