12 Şubat 2012 Pazar

ETHEM EFENDİ 47 SEN BENİMSİN!

Evimiz eskidi, taşınalı neredeyse tam bir yıl olacak. Yeni adresime ve telefon numarama iyice alıştım. Hatta hoşlanmaya bile başladım. İnsan hiç ardımda bırakamam dediği her şeyi nasıl da bırakıyor. Bir gün geliyor bedenini bırakıyor yahu, ötesi mi var!
Neyse, annemi bizim mahallenin az ötesindeki çarşıya götürdüm bugün. Zeytinci ve peynirci ile tanıştırdım. Pastörize olmamış sütü nasıl sipariş edeceğini öğrettim. Ama en önemlisi ona bahçe kapısına yapışıp, hatta duvarına tırmanın "benimsin!" diyerek baktığım köşkü gösterdim. En son bir ev için buna benzer birşey söylediğimde aile dostlarımız o eve kiracı oldular. Zira dediğim, "ah ya bu evde her mevsimi görmek isterim" idi. Gördüm de! Zaman zaman Sapanca'ya gidip dinlendiğim o şahane evden bahsediyorum. Asla benim olsun demedim. Ama orada mevsimleri seyretmeyi gönülden istedim. Şimdi bu evi istiyorum yani köşkü. Basbayağı seviyorum onu!
Okul yapacağım. Kocaman, neşeli bir okul.
Ethem Efendi 47 numarayı benim kılacak birini tanıyorsanız her türlü anlaşmaya varım! Yeter ki benim olsun. Sahibini tanıyan var mı????

Hiç yorum yok: