4 Temmuz 2011 Pazartesi

HİKAYEYİ BİLMEDEN SEVMEK

İstanbul'un en güzel gelini bizimdi C.tesi günü. Kalbi güzel, yüzü güzel bir de damat bulmuştu kendine. Yani eksiğimiz yoktu:) "Hayat nadiren de olsa tam olmaya izin veriyordu besbelli."
Bu kızı ilk gördüğüm andan itibaren sevmişimdir ve nedense onun da bir masaldan kovulduğunu içten içe hissetmişimdir.. Üstelik bunca yıldır hikayesini bilmeden, özellikle sevmeden yani gerçekten sevmişimdir.
C.tesi gecesi O, neşeli neşeli yeni hayatına başlarken ve ben masamızda onun hayatının zor dönemleri hakkında daha önce hiç duymadığım hikayeleri dinlerken, yüz kere daha sevindim bu mutlu son için. Evlilik bazı insanlara hapishaneyken, bazılarına yeryüzündeki cennetin anahtarı... Onlar için cennet olacağı o kadar belli, o kadar yüzlerine yazılmış ki, kendi düğünüm de dahil, onlarca ruhsuz törenden sonra bu kadar içten ve olduğu gibi bir güzellik benim için gerçek anlamda büyüleyiciydi.
Evlerinde gibi dolandılar etrafta. Üstlerini başlarını umursamadan, yorgunluklarını çok güzel taşıyarak, olana olmayana sevgi saçarak gülümsediler. İnsanın, "kalbi güzel olsun" ya da "kalbinin güzelliği yüzüne vurmuş" ne demek bir kez daha anladım. Bizim gelinimizin ve damadımızın kesinlikle kalpleri güzel. Bütün ışık oradandı zaten, kalpten...
Mutluluğu çoğu zaman üzerine oturmayan bir kostüm gibi taşıyan, öğretilmiş sevinçlerle bu en önemli günlerden birini harcayan nice sevgili dostu düşündüm... Onlar da görebilsin isterdim. Havadaki sevgi o kadar yoğundu ki, bence C.tesi gecesi bütün İstanbul bunun kokusunu almıştır.
Kardeşim ve kendim* için de böyle kaygısız, içten ve sevgi dolu bir başlangıç diledim. Ne yalan söyleyeyim diledim. Bir daha evlenirsem bunun sadece ve sadece sevgi için olacağına dair kendime söz verdim. Dışarıya bakıp, koşulları değerlendirip bir mühendis gibi karar vermeyecektim, sadece ve sadece içime bakıp evet diyecektim. veya sonsuza kadar susacaktım:)
Havada aşk kokusu olmayacaksa evlenmek neye yarardı? Boşanma istatistikleri, mutsuz ve problemli çocuklar... Boşa geçen hayatların öfkesi ve madde dünyasıyla oyalanan akılsız ruhlar.. olan bu işte.
Bu çembere sıkışmadan ve geçmişin gölgelerine yenilmeden, onları kovalamadan, yeni ve yepyeni bir aile yaratılabileceğine dair inancımı tazeleyen bu güzeller güzeli meleğe ve kendisine çok yakışan eşine sonsuz teşekkürler... Kendimi dünyanın en güzel masalına adımı yazdırmış gibi hissediyorum!
* Muse, Aysel, Küçük İnsan, Değer, Burcu, Burhan ve tüm sevdiklerim için de diledim tabii....

2 yorum:

Brajeshwari dedi ki...

Gerçek aşıklar, aşık ediyor insanı tekrar aşka....Aşkın senin yakınlarinda dolaşmasına sevindim... Mutluluklari daim olsun...

bu arada hangi Burcu?

Fortunata dedi ki...

Bilmem ki? Siz olsanız gerek:)) Bir de şehre yeni gelen bir hanım var, O da olabilir. iyi dileklerim hepimiz için!