1 Aralık 2009 Salı

TAVA CİĞER, BÜYÜK SİNAGOG, VOL. IV


Edirne gezimize ciğer yemeden devam edeceğimizi düşünenler ya da "eyvah ciğer yemeyecek misiniz?" diyenler yanıldılar. Elbette yedik. Hem de iki öğün! Ama Aydın'da yiyemedik. Bayram sebebiyle kapalıydı. Eylül'de yedik. Ben beğenmedim. Gerçi Muse tamamdır dedi ya bana kalırsa arkadaşı tavsiye ettiği için kibarlığından beğendi:)


Edirne Tava Ciğeri'ni bilmeyen var mı aramızda? Kısaca şöyle diyebiliriz, ben ki et sevmem, Edirne ciğerine bayılıyorum.


Ciğerciden sonraki rotamız Büyük Sinagog oldu. Aslına bakarsanız koskocaman Yahudi Mahallesi'nden pek bir iz kalmamış. Çünkü 1900'lerin başındaki büyük yangından sonra pek çok ev ve sinagoglar yanıp kül olmuş. Dönemin padişahı II. Abdülhamit de batıya dönük yüzümüzü ve diğer dinlere karşı hoşgörümüzü göstermek endişesiyle bu devasa sinagogun yapımını buyurmuşlar ( 1906-1907 ). Ancak ne acıdır ki şimdilerde sadece ön cephesi – ki o da yıkıldı yıkılacak – kalmış bu muhteşem yapının. Davut’un yıldızları nasıl da azimle direniyor bir görseniz…


Yahudileri bağrıma basacak kadar sevmemekle birlikte sinagog önünde içim acıdı... Neyse ki uçan balonum vardı! Ne zamandır mavi-mor uçan balon görmemiştim ve açıkcası artık üretmiyorlar diye içerlemeye başlamıştım. Fakat Edirne'de hala satılıyor. Bakınız ne kadar şahane:))




Hiç yorum yok: