15 Nisan 2024 Pazartesi

GİDECEK YERİM YOK

 

Gidecek yerim olsaydı ve gittiğim yerde söyleyecek sözüm, yazmazdım. İhtiyaç duymazdım.  Yazmak çıkmaz sokak; kaçamadığım duyguların pusuda beklediği bir çıkmaz.

Biri, hele de sevdiğim biri ölüme adım adım yaklaşırken yaşamakta zorlanıyorum. Neşelensem, güneşten, kahveden keyif alsam ayıp olurmuş gibi tutukluk yapıyor elim kolum. 

Bugün çabucak çıktım pazardan. Zaten niye gittiğimi de hiç anlamadım. Evi toparlamak belki bir nebze sakinleştirir beni, yoksa gün uzun, bilinmezi beklemek tanımsız. Yavaş yavaş eşyalarımı yıkar, Sapanca için hazırlanırım. Semra ve Mehmet'i görür, sonra dönüp kalan işlerimi yaparım. Mayıs ortalanmadan da güneye inerim inşallah. Yüzmekten başka motivasyonum yok.

Bugün çok güzel limonlar aldım pazardan. Sanırım sarı renk beni mutlu ediyor. Bi de limonun dış kabuğunu ile meyvanın sulu kısmı arasında kalan beyaz bölümü çok seviyorum. Biraz sonra limonu güzelce doğrayıp, azıcık tuz serperek yemeyi planlıyorum. Sonra mı? Dedim ya eve sardıracağım, yoksa bu bekleyişle yenişmem imkansız. 

Gidecek yerim yok. Kalbim her acıdığında yersiz ve yurtsuzum.

Hiç yorum yok: