Günaydın,
Sonsuz kış uykusundan uyananlarda ben varım bu sabah.
Anlaşılan o ki daha fazla ısrar etmemeliyim. Hayat bana istenmediğin kapılarda ısrarcı olma derken, artık sahiden durmalı ve çarkın diğer yöne de dönebileceğine aymalıyım, ben artık mecburen u yan ma lı yım. Başka yolum yok!
Ölüm, kendi ölümüm ve ölümlülüğüm ilk kez bu kadar sahici bir yerden gözüme sokuluyor. Her zaman başkalarının sağlığı ve yaşamı hakkında endişelenen ben, onlara kendimce tavsiyeler, hediyeler ve bakım verirken acaba asıl kollanılması gerekeni ıskalıyor olabileceğim ihtimalini hiç düşündüm mü? Yoksa kendime ara ara verdiğim vitaminler ve üç beş doğal beslenme reçetesiyle kiloma ve yaşıma rağmen kazık kakcağım ilüzyonunda mıydım?
Belli ki uyuyordum! Derin, yarın hallederim kafasıyla, hem de çok derin uykudaydım. Fakat anladım ki yaşım genç değil artık ve ölüm benim de ensemde! Her canlı ölecek elbette ama mümkünse sürünmeden ölmek isterim. İste benim yeni hedefim bu, ruhumu ve bedenimi paçavra etmemek!
Teyzem yaptı. Bence babam da bir şekilde yaptı. Onlara mı öykündüm bilmiyorum ama durmam lazım. Herkesin tek hayatı var ve kendimize sahip çıkmak zorundayız.
Burası idrak noktam. Bir yıldır içselleştirmek, kalıcı kılmak için debeleniyorum. Kötü de yol almadım, kendi hakkıma girmek istemem ama artık ivmelenmeliyim. Hala bir u dönüşü şansım varken, burasının tam da orası olduğuna uyanmalıyım.
O halde günaydın Elvan, bir kez daha kendine geldin ve çok şükür ki hoşgeldin!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder