8 Aralık 2020 Salı

YOGA VEYA MATTA OLMAK NEDİR? ( BENCE )

 

Senelerce lezbiyen, en iyi ihtimalle de biseksüel olmakla yaftalandım. Alakası yok. Kadınlarla hiç ilgilenmedim. Yine de illaki bir şey denecekse bana  densin ama kesinlikle homofobik değilim. Aşkın cinsi, cibilliyeti olduğuna da zerre kadar inanmam. Bu beni ne yapar, nasıl tanımlar umursuyor muyum? Hayır. 

Benim inançtaki duruşum da aynen budur. İnancım da sadece beni bağlar. Hangi tanrıya taptığım, nasıl ibadet ettiğim veya etmediğim yalnızca beni ilgilendirir. Yogadan anladığım da cinsellikten, inanmaktan ve ibadetten anladığımla aynı aslında; kuralsızlık içindeki kurala bakarım. 

Kurallar huzur veriyorsa, beni bana, bizi birbirimize, hepimizi bütüne, bire çekiyorsa, sadece bedenimde değil, ruhumda ve zihnimde de karşılık buluyorsa, eyvallah. Yok tirübünlere oynuyorsak, işimiz ego şişirmekse, mersi, kalsın.

Ne sevişirken, ne ibadet ederken, ne de yoga yaparken seyredilmek bence makul değil. Bunlar birlikte yapılabilecek ve bizi birbirimize ciddi ciddi yakınlaştıracak, kaynakla temasımızı arttıracak eylemler. Fakat hiçbiri izleyiciye yapılmaz... Hiçbiri öğrenildiği gibi kalmaz, siz değiştikçe değişirler. Hayat değişir, içindeki ritminiz değişir ve elbette buna bağlı olarak yoganız da değişir. Zamanla hepsi birleşir, zaten yeri gelmişken söyleyeyim tantra da tam olarak budur. 

Birkaç haftadır öğrencim olan genç bir kadın var. Aslında eski bir arkadaşımdır ama birlikte yoga çalışma vaktimiz şimdiymiş. Onunla ders yapmaktan çok hoşlanıyorum. Kural bekliyor benden, sınır, tarz... Komut bekliyor haklı olarak.

Yok, yok ki! Benim yogadan anladığım tek sınır mat!

Hayat gibidir yoganız; birgün sizi göklere çıkartır, ertesi gün zeminle bir olursunuz! Yogayı diğer fiziksel aktivitelerden ayıran, biricik kılan  nefestir. Pozlarda değil, nefeste derinleştikçe ritim duygunuz gelişir. Neden? Çünkü pozlarda derinleşmeniz için kontrol edilebilir bir nefesiniz olmalıdır. Her şey nefesi fark etmekle başlar. Kural mı istiyorsunuz? İşte kural: 

NEFES AL, NEFES VER. TUTMA!

Tıpkı bir dalgıç gibi nefesinizi akışta bırakmalısınız, nefes tutmak demek vurgun yemekle eş anlamlıdır; gereksiz gerginlik ve yorgunluk yaratır. Hem kaslarınızda, hem de zihninizde. DAHA DA FENASI RUHUNUZDA...

Oysa en son arzu edeceğimiz şey kaygılı, kasılmış bir bedendir. Bunu teknik bilgi olarak aktarmıyorum. Hayatının önemli bir bölümünde bedenine araç muamelesi yapmış, senelerce mat üzerinde fiziksel egzersizin ötesine geçememiş, donuk, tutuk vücudunu duvarlara çarpmış ve epeyce hayal kırıklığı yaşamış biri olarak söylüyorum. 

Hayatla akamamış, buz kesip kalmışsanız eskilerde bir yerde, bugün lütfen mata çıkın. İster kursa, ister bire bir çalışan yoga hocasına gidin, hiç önemi yok. Sadece mata çıkın ve kendinize hayatın sizden esirgediği, sizin derin değersizlik duygunuzla kendinize çok gördüğünüz şeyi verin: 

bir metrekare! 

O bir metrakarede ibadet edebilir, sevişebilir, dans edebilir, yoga yapabilirsiniz. Hiçbirine kural yok. İzleyiciniz yok. Sadece nefesiniz var ve bedeninizde çalışan, sizi bire davet eden frekanslar var. Onları keşfedin. Ten uyumu hikayesi gibi, müziğinizi bulun. Kulağınızdan girip, beyninizde yankılanan, sizi kımıldamaya davet eden sesleri bulun!

Müzik listeleriniz olsun mesela. Listeler ruh halinize göre değişsin. Nefeste ve pozlarda derinleştikçe, leş gibi hissettiğiniz günleri, sadece mata çıkarak yaşanabilir, izlenebilir kıldığınızı göreceksin. İçe dönük ve kırılgan olduğunuzda size hangi duruşlar huzur verir, veya dış etkilere ve yaralanmaya açıksanız nasıl pozlarda dengelenmelisiniz algılamaya başlarsınız.

Bize Ortadoğu'da bedenimizi duymak, ona dokunmak yasaktır. Oysa kadim bilgi hücre hafızasını bilir... Bırakın hücreleriniz bu eski, atalardan kalan bilgeliği anımsasın. 

Şunu hep hatırlayın lütfen; mata her çıkışınız müthiş teknik beceri veya gözlere ziyafet estetik içermek zorunda değil! Hani olsa güzel olur tabii ama öncelikli arzumuz keyif almanız. Kolunuzdaki saate bakmadan ( hatta onu çıkartsanıza ) bırakın bakalım bedeniniz napıyor? Belki dans eder? Belki saçma sapan sallanır? Kim bilir?

Son bir şey: Mata çıkınca namaste deriz: "İçimdeki ruhla içindeki ruhu selamlıyorum."  Ya da daha da güzeli "özümle, özün huzurundayım!"

Bir nevi en el hak!

Söylemiştim, buralar zordur diye:) 

Çıkacak mısın mata?





not: nefis bir yoga müziği benden gelsin

Homayoun Shajarian, İntihar

Hiç yorum yok: