11 Aralık 2020 Cuma

ALICE, YİNE ALICE ( bence matta olmak... )

Londra'da en sevdiğim yerlerden biri The British Library. Son gidişimde, son diyorum, zira pound olmuş bilmem kaç para, ben artık Londra'yı rüyamda görürüm, müzenin arka sokaklarındaki antikacılarda o kadar iyi zaman geçirmiştim ki, akşam olduğunu bile anlamadım.
Bunu da şu sebeple anlattım, Alice ile ilk yüz yüze gelişimiz müzenin geçici bir sergisinde masala dair orjinal bir çizimi gördüğüm an olmuştu. Daha önce hikayeyi okumuştum tabii ama o çizimlerde bir şey bana çok iyi geldi. Nedeni niyesi elbette konuşulur fakat duygum şu ki, masal dünyasında kendime en yakın hissettiğim karakter hep Alice olmuştur. Deneysel, meraklı ve rotası tesadüfler silsilesi ile çizilen, soruları bitip tükenmeyen Alice...

Özellikle de kedi ile aralarında geçen diyalog.*

P.'nin sırtını düşünüyorum dünden beri... Yıllar içinde kalker gibi biriken ve sıkışan duyguların, onu yeni bir hayatın huzurunda bile eski bir yük olarak yavaşlatan, belki zaman zaman da içini sızlatan hislerin, bedeninde nasıl yer bulduğunu, gözlerinin değemeyeceği bir noktaya nasıl saklandığını düşünüyorum...

Sonra ufacık bir adımla, tek bir karar ve güvenmeyle nasıl yol aldığımızı, üstelik hiçbir hedef koymaksızın ve çabalamadan nasıl da yol aldığımızı hayretle fark ediyorum. Yarattığımız  mucizeye bakıp bakıp gülüyorum. Daha doğrusu mucizenin önündeki engeli kaldırıp, tıpkı bir çağlayanın barajını yıktığımız gibi ona yol açışımızı kutluyorum! Mucize orada gerçekleşmek için bekliyordu, biz sadece engeli önünden çektik.

Birlikteliklerimiz, karşılaşmalarımız hep derin anlamlar içeriyor. Biz bilsek de, görmezden gelsek de...

P. için çok mutluyum, o görünmez yükü bıraktığı an, bunu dile getirerek kendi kendine yaptığı karanlık bir büyüyü bozdu. Çünkü büyüleri biz yapar, yine biz bozarız. Masallardaki gibi prensler, prensesler gelmez. İçimizdeki eril ve dişil parçaların yardımıyla, tam da güvendiğimiz, teslim olduğumuz ve en önemlisi beklentiyi sıfırlayıp akışta kaldığımızda gerçekleşir mucizeler, ancak o zaman bozulur eski büyüler.

Şimdi ben beklentisiz kalmaya gayret ederek bekliyorum :)) Eski öğrenilmişliklerimle davranmadan, yeniye yakışır seçimlerle yeniden bir güvenli alan yaratmak ve içinde sevgiyle, huzurla durmak için görmeye hazırlıyorum gözlerimi.. Elbette tedirginim, fakat yoganın dönüştüren gücüne tam teslim her gün mattayım.

Hocam "çabasız çaba " derdi. İnsanın kendini eski ezberlerden sıyırması, beklentisiz kalması o kadar zor ki.. Yine de mümkün. P. benim elimi tuttu, bana güvendi. Elbette benim de elini tutacağım birileri var. Tek yapmam gereken sezgilerime kulak kabartmak.. Bedenime kaydettiğim mesajı bulmak...

Kedi nereye gitmek istediğimi sorduğunda ona bir adres vermek yeni yıldan tek dileğim.


*Alice: Lütfen söyler misin bana, buradan ne yana gidebilirim?

Kedi: Bu gitmek istediğin yere bağlı.

Alice: Neresi olursa olsun, önemi yok.

Kedi: O zaman ne yana gitsen olur.

Alice: Yeter ki bir yere varayım.

Kedi: Tabii varırsın. Yürümekten yılmazsan, bir yere varırsın elbet

Hiç yorum yok: