9 Ağustos 2012 Perşembe

KAZI KAZI BİTMEZ BU VATANIN...

Kazı evi hayatımız şükür iyi gidiyor. Envanterlikler, tümlenmesi gerekenler ve Petra'yı bekleyen çizimlik malzemeler her daim hazır.
Ama ashramımı özledim... Çocukları özledim:) Ki son aylarda ısınan havalarla birlikte dersler o kadar zorlaşmıştı ki, bitsin diye geçirmiştim içimden. Oysa şimdi eğitiminin son aşamasına gelmiş çocuklarla daha çok sıkılıyorum:) Beş yaşındaki çocuğa "sifonu çekmek lazım" diyerek, Bay Kaka'nın hikayesini anlatmak kolay. Ama 25 yaşındaki insana kaka ve tuvalet fırçası arasındaki ilişkiyi nasıl anlatacağımı hala bulamadım!
Velhasıl, ülkenin dört bir yanından, farklı kültürlerden gelmiş bir avuç insanla Bizans'ın dehlizlerinde yuvarlanıp gidiyoruz. Kah kanalizasyon künkleri, kah temiz su künkleri gelirken, zaman hızla akıp gidiyor o künklerin içinden. İşin güzel tarafı bu kazıya dahil olurken ne kendimden, ne de malzemeden bir beklentim yoktu. Fakat Bizans sadece hikayeleriyle değil, artık malzemesiyle de ilgimi çekmeye başladı. Galiba doktora yapacağım. Galiba ama, daha karar vermedim. Sadece şunu biliyorum, Bizans'ı hep sevmiştim, şimdi daha çok seviyorum.
Kalan ömrümü yoga, yazı ve Bizans arasında pay etmekte bir sakınca görmüyorum. İyi olan kazansın. Zira manyaklar her yerde. Yazının başlığı bu sebeple kazı kazı bitmez...
... bu vatanın ne hazinesi, ne de salağı! Sabah aldığım bir mailde yoga camiasının tanınmış simalarından Z.A. gruba bir mail atmış. Kendisi, maili "yine ortalığı çalkaladım" diye bitirmiş. Nedir efendi bu özgüven? Kimsin sen ortalığı çalkalayacak? İyi bir tüccarsın tamam, eğitimin de yaldızlı ona da tamam. Ama benim hocam seni döver! Hem de ellerini hiç kullanmadan! Neyse, Z.A. ları kazı kazı bitiremeyeceğimiz aşikar. Bu durumda yaşasın Bizans!

1 yorum:

Bengi Özkan dedi ki...

merhaba,

Nerde kazı yapıyorsunuz? Sizi bir hafta sonu ziyarete gelebilirmiyim?

Sevgiler,

Bengi