Günaydın,
Elbette kargalardan az evvel, güneş doğduktan hemen sonra açtım gözlerimi. Aslında gözüm açılmıştı, sadece yataktan çıkmakta zorlandım. Şimdi iyiyim. Karnım tok, kahveler içildi, hatta akşam yemeği bile yapıldı. Bundan böyle günün kalanında okur, yazar, yıkanır ve spora giderim. Sonra akşam olur ve birgün daha yaşamış olmanın şükrü, teşekkürüyle tertemiz çarşaflara uzanırım.
Aslında ne kadar basit bakıyor ve her zaman olacakmış, zaten hakkımızmış gibi hiç üzerinde düşünmeden tüketiyoruz hayatı ve getirdiklerini. Kim veriyor bize bu sabah içtiğimiz kahvenin yarın sabaha tekrarı olacağı garantisini? Ya temiz çarşaflar... Yemek yiyebilmek, daha da önemlisi yapabilecek parayı ve gücü bulabilmek..
Teyzem aylardır yatalak. Çarşafları kah temiz, kah pis... Karnı bazen tok, genellikle aç. Kendini yıkayamıyor, besleyemiyor. Öfkeli, çaresiz, daracık odasında ne ölü, ne de diri... Nasıl bir sınavdır bu izlediğim hem anlıyor, hem de hiç anlayamıyorum. Hayat kalıcı, insan geçici eyvallah. Peki dengeler? İdrak? Kabul bu hikayenin neresinde?
Ömrü boyunca herkese iyilik yapmış bir insan. Duasını, parasını, zamanını esirgememiş. Sevmiş, sevilmiş. Şefkatli. Cömert...
Belki ufacık bir hata? Dengeleri bozmuş olabilir mi? Sonsuz vermek, kendini yok edesiye vermek... Önceliklerinde asla maddenin olmaması... Bilmiyorum.
Yaz yavaş yavaş yükselirken içimdeki telaşlı sıcaklık da artıyor. Teyzem yaz sonunu görebilecek mi? Bu yatarak geçen zaman uzadıkça neler deneyimleyecek? Bütün bunları izlerken ben nasıl eşlik edeceğim? Hiç bilmiyorum. Hiç bilmek istemiyorum. Umutsuz bir yerden en iyisi için dua ediyorum. Allah'ın kolu kanadı altında teyzem ve kendim için de merhametli sığınaklar olabilsin diliyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder