Hepinize iyi Pazarlar. Gerçi akşam oldu ama bana o kadar güzeldi ki gün, iki çift laf etmeden ve şu müthiş adamdan bahsetmeden başımı yastığa koyamayacağım.
Nefes benim yaklaşık iki sene önce tanıştığım, zamanla da fazlasıyla sevdiğim ve alıştığım tatlı mı tatlı bir genç adam. Ona genç adam diyebilirim çünkü artık on bir yaşında ve yavaş yavaş olgunlaşıyor. Geçen sene tanıştığım tatlı tatlı şımaran çocukla şu genç adam arasında inanılmaz fark var. Zaten çok zekiydi, sanırım pek çok yaşıtı gibi şimdiden ergenliğe girdi diyebiliriz.
Nefes başta ailesi olmak üzere çok sayıda mesleğinde uzmanlaşmış insanın ortak noktası. Diğer öğretmenleriyle tanışmamış olsam da Nefes'den dinlediğime göre neredeyse hepsiyle ahenkle çalıştığını biliyorum. Üstelik bu çalışmalar neredeyse haftanın her günü kesintisiz devam ediyor. Nefes'i benim için ayrıcalıklı kılan şeye gelirsek kesinlikle Çekmeköy'de oturuyor olması demem çünkü bana çok uzak! Şaka bir yana, Nefes, asla ricasını kıramayacağım çok güçlü bir referansla geldi. Açıkcası niyetim önce onunla tanışmak, sonrasında da ihtiyacını belirleyip, güvendiğim bir öğrencime dersleri devretmekti. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı, Nefes'i başka birine emanet etmek fikri içime sinmedi. Sonuç olarak iyi ki sinmemiş, iki yıla yakın süredir birlikteyiz.
Nefes bu süre zarfında matı, yoga felsefesine uygun oyunları, nefes çalışmalarımızı hatta savasana yani küçük dinlenmeyi çok iyi kavradı. Aramızdaki tanışma süreci uzun sürse de sonuçta birbirimize güvenmeyi, saygı duymayı öğrendik. Benim fiziksel yetersizliklerimle (kilo almıştım ve dizimi sakatlamıştım), onunkilere gülümsemeyi ve hatta birbirimizi olumlu anlamda zorlamayı, teşvik etmeyi öğrendik. Öğrendik diyorum çünkü bizim çalışmalarımızda tek öğrenci Nefes'miş gibi görünse de aslında ben de ondan öğrendim.
Denemeden hayır dememeyi birlikte öğrendik mesela. Sevginin sınırlar zorlanmadan da yaşanabileceğini de. Açıklıkla kendimizi, o gün içinde bulunduğumuz duygu durumunu dile getirmeyi de. Başarı odaklı değil, an içinde olmanın kıymetini, her dersin çok şahane olamayabileceğini ve daha neleri neleri beraberce öğrendik. Her derse hazırlıklı gitsem de nasıl bir ders olacağına da her zaman beraber karar verdik.
Ve günün sonunda yoga pozlarını seven, kendi bedenini hizalayarak asanada başarı yakalayabilen, yetmediği yerde bile denemekten ve yettiği kadarı görüp şenlenen hallere ulaştık! Yoga bizi eğlendirdi, esnetti ve bağladı; hem birbirimize, hem de beden zihin ve ruhun birlikte güçlenmesinin güzelliğine bağlandık.
Şu yukarıda gördüğünüz fotoğrafta azıcık emeğim varsa ne mutlu bana. Asıl güzel olan ne biliyor musunuz? Kendini inşa eden genç bir insana destek olabilmek. O birgün kocaman olduğunda şu güzel genç adamın oluşumunda bende oralardaydım diyebilmek paha biçilmez olacak. Daha şahane bir his varsa Dünya'da, ki vardır, inanın değişmem. Nefes'e ders vermek, ona yoga öğretmek şu hayatta yaptığım en güzel şey.
Ondan aldığım ilhamla on yıl önce yazdığım, sonra küsüp bıraktığım çocuk yogası kitabımı yazmaya ve Nefes'e ithaf etmeye karar verdim, çünkü Nefes beni yeniden kendime bağladı. Dilerim ömrü boyunca sağlıkla, neşeyle, coşkuyla yaşasın! Maşallah ona!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder