Geçen gün yüzerken birden bire hava karardı, gökyüzüne simsiyah bulutlarla doluştu ve tabii deniz de karardı! Kaldı ki en fenası bu, ben siyah sudan aşırı korkuyorum!
Az sonra o simsiyah bulutların arasından güneşin ışıkları suya değmeye başlayınca, Verda'ya "sakın seninki geliyor olmasın?" dedim. Zira kutsal ışık bu değilse ne idi? İsa inecekse inmeliydi, tam vaktiydi. Biraz bekledik, fakat İsa yerine toz bulutu ve ufak çaplı bir hortum geldi. Sudan nasıl çıktık, eve ne vakit girdik orası karışık. İnsan gerçekten doğa karşısında minicik!
Sonrası iyilik güzellikti ama ben bozuldum biraz. Daha ne kadar sürecek bütün bu belirsizlik? Yanlışların doğrulara denk geldiği, iyilik ne, kötülük ne bilemez olduğumuz günler ne zaman bitecek?
Siz rahatsız değil misiniz askıya alınmış gibi yaşamaktan? Uzun uzun beklediğimiz bir istasyona benzemedi mi hayatlarımız? Neyse, Başak gelecek, kahve yapayım ben, vazgeçtim yazmayacağım bu sabah.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder