İnsanların samimiyet falan istediklerini düşünmüyorum. Bence açıklık da umurlarında değil, sadece konfor alanlarını korumak istiyorlar hepsi bu. Bence onlar da çok başarısızlar, herkesin kaybettiği bir oyun hayat. Velevki kazandın sandın, öleceksin.
Ölüm takıntım yok benim. Varsa bile, ki olabilir malum insan kendine kördür, sandığınız gibi değil. Benim derdim yaşanmamış hayatla; yanımdan, elimden usul usul kayan, öylece bakakaldığım dakikalarla. Yıllardır ne vakit donduğumu, ne sebeple oyundan çıkıp, hangi korkumla kendimi seyirci koltuğuna zamklandığımı anlamaya çalışıyorum. Kopmuş kuyruğuna rağmen hayatta kalışını hayretle izleyen yavru kertenkeleden hiç farkım yok zaman karşısında. Şaşkınlıkla, çaresizce izliyorum ve birgün yeniden oyuna katılabilmeyi umut ediyorum. Belki çoktan yepyeni bir kuyruğum var ama ben onu algılayamıyorum.
Çevrem hiç yüreklendirici değil, tanıdığım herkes içinde yalnız. Kimi aşırı sosyal, bazısı işkolik ya da ailesine adanmış... Eğlence düşkünleri, oburlar, bağımlının her türlüsü bende! Eş dost yelpazem dehşet verici. Ama güzel olan ne biliyor musunuz? Bütün bu olanlar gerçek, bu insanların çoğu mışıl mışıl uyuyorlar. Onların Hora Usta'yla bir dertleri yok. Zamanın başladığı yeri muhtemelen hiç merak etmiyorlar. Anın içinde yüzmek gibi manyakça takıntıları da yok. Yeter ki uykuları bozulmasın, oyuncakları da ellerinden alınmasın.
Son cümleler küçümsemek değil, daha çok imrenmek ve anlayamamak... Benim sorunum ne? Neden bu kadar rahatsız oluyorum göründüğü gibi olmayan insanlardan? Neden beni hayal kırıklığına uğratabilecekleri kadar yaklaşıyorum onlara? Belki de doğada yalnız takılan hayvanları izlemeliyim? Kimbilir belki ben sürüsü olmayan hayvanlardanım? Sanmam. Tümden insansızlık istemem. Sadece gerçek ilişkilerden azına isyankarım. Yüzüme söylenemeyenin ardımda dillenmesinden bıktım. İnsanların kendi doğrularına sımsıkı tutunması, şahane yönettikleri hayatlarına beni de eklemeye çalışmaları aşırı yorucu geliyor. Muhtemelen fazla düşünüyorum. Belki de bir film izler gibi izlemeliyim ve o karedeki karakter hakkında nasıl sahne geçtikten sonra düşünmüyorsam insanlara da fazla anlam yükleyip ne kendimi ne de onları bunaltmamalıyım. Muhtemelen çıkış bu.
Diyorum size, kimse samimiyet falan istemiyor. Güzel bir sofralık şarap gibi yemeğe eşlik edin istiyorlar o kadar... Peki ben ne istiyorum? Oturduğum koltuktan kalkıp, içeride ve dışarıda çok daha sahici bir yere taşınmak! bBen artık kuyruğumu alıp buralardan gitmek istiyorum!
