Günaydın, daha minicikken annesiz kalmış, henüz büyüyemeden anne olmuş, kendini büyütürken ve bizi annelik ederken fazlaca canı yanmış annemin, annesini iyi edemeyen kızıyım ben. Hani şu ebeveynine ebeveynlik yapanlardan.
Annem bana hep kendimi başarısız hissettirmiştir. Çünkü hep başkalarına güvenmiş ve kaybetmiştir annem. Oysa her ikimiz de bir noktada ayılıp kendimize güvenebilseydik ama sadece kendimize, bu hikayeyi nasıl yazardık diye merak ediyor insan ve bazı meraklar, asla cevabını bulamayacağımız sorular gibi, öylece sürükleniyor zihnin ücrasında.
Kaderin değiştirilemeyeceğine inanarak büyüyen bizler, tam da şimdilerde bir başka yol daha olabilir diye şüpheye düşmüşken, şahsımıza ayrılan süreyi oyunu başka yöne çekerek bitirebilir miyiz bilmiyorum. Kim bilir belki mümkündür. Belki annemin kendini seçtiği, anneannesinden kalan kudreti giydiği, annesinden çalınan herşeyi geri aldığı bir yaşam mümkündür. Kim bilir, belki de o kadar hüzünlü ve yorucu değildir de hayat, ara ara neşeli ve umut tazeleyicidir. Olamaz mı?
Kaç tane daha annemli bahar var önümde bilmiyor ve şimdiden kederleniyorum annesizliğime. Farkındayım güne yakışan umut dolu bir yazı olmadı, oysa öğleden sonra annemle piknik yapacağız ama dedim ya öğrenilmiş çaresizlik kadere takılıp kalma halledirim. Dilerim buraları bir bir hallederim.
Anneler Günü çok çok kutlu olsun tüm canlılığa.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder