Haftaya nostaljik bir giriş yapmak istedim eski kocamla, zira Massive Attack ve Garbage beni mecbur kıldı sabah sabah aniden yükselen şarkıyla :) Öncelikle yazacaklarım sitem ve hakaret içermeyecektir belirtmek isterim, zira kendisi, yani eski eşim şu Dünyanın görüp görebileceği en edilgen insandı. Onu ben seçtim, ben evlendim ve ben boşadım. Dolayısıyla ona saydırsam, kendime hakaret olurdu.
Her ne kadar kader bizi bir araya getirmiş gibi görünse de onu kolay ve idare edilebilir bulduğum için seçtim. Elbette bunu kendime itiraf etmem epeyce yenidir çünkü diğerlerinin dürüstlüğüne o kadar takıntılıyız ki, kendi dürüstlüğümüz ve onurlu davranıp davranmadığımız noktasına gelişimiz epeyce zaman alıyor.
Şarkının beni sabahın köründe bu noktaya sürüklemesi de çok acayip değil mi? Aklımın ucunda yoktu zat. Fakat benzer tekrarlar önüme gelince, bi de üzerine şarkı, savruldum o günlere...
Evlendiğim gün pişmandım. Evlendiğimizin sabahına boşadım aslında onu ama söylemedim. Bekledim, işler iyice soğuyana kadar sinsice bekledim. Hiç devam etmeyi umut ettim mi bilmiyorum ama çok kolay vazgeçtim.
İstanbul'da Massive Attack konseri vardı. Annem ve kardeşim aradılar konser alanından.... Ben onunlaydım. Evli. Evimde. Kocamla, dibine kadar mutsuz.
Belki bu sebeple şarkı üzdü beni. Bir insandan gitmek ne kadar uzun zaman çalmıştı benden! Bir kez daha anladım ki başlatmak ve bitirmek benim kaderim değil, asıl kader seçimlerim. Seçimlerim değiştiğinde ne başlatan ne de bitiren olmayacağım.
Bu yazı devam eder... bugün değil.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder